bugulusevdag - Blogcu



bugulusevdag

22/1/2009 - Eolie adalari, italyan adalari

Hiçbir şey klasik olamaz Sicilya’da. Masmavi bir deniz, bembeyaz kumsallar yok burada. Aksine ateş, toprak, su ve hava birbiriyle savaşıyor. Denizin koyu maviliği ürkütüyor, ateş denizin üzerinde dans ediyor. Tiren Denizi’ndeki Eolie Adaları, sonbaharda muhteşem güzellikler sunar.

Eolie, yedi adadan oluşuyor: Alicudi, Filicudi, Vulcano, Lipari, Salina, Panarea, Stromboli. Hepsi UNESCO’nun Dünya Kültür Mirası listesinde. Adalara Messina yakınındaki Milazzo’dan, deniz otobüsüyle yaklaşık bir saatte ulaşılıyor. Stromboli ve Vulcano aktif yanardağlarıyla, denizde muhteşem bir gösteri sunuyor. Adalarına gitmek için en sakin dönemler eylül, ekim. Ağustosta turist doluyor ve fiyatlar birkaç kat artıyor.

Adaların hepsi volkanik ve zengin bir bitki örtüsüne sahip. Fakat aralarında bazı farklılıklar da yok değil. Eğer Lipari, Vulcano ve Panarea’nın birinde kalırsanız, bu üç ada arasında deniz ulaşımıyla günlük geziler yapabilir ya da balıkçıların düzenlediği tekne turlarıyla adalar arasında keyifli bir gün yaşayabilirsiniz. Ancak konaklama için Alicudi veya Filicudi’yi tercih ederseniz, diğer adalardan biraz uzak kalırsınız. Ve bu tarz günlük geziler hem daha pahalı hem de daha zor olur.

Alicudi: Yedi adadan en küçüğü. Tenha bir ada ve sükunet arıyorsanız ideal seçim. Otomobil, motosiklet yok. Eşekle ya da yürüyerek geziyorsunuz. Koylara teknelerle gidiliyor. Tek bir hotel var: Ericusa.

Filicudi: Otomobil yok. Tek asfalt yolu, limandan yerleşim bölgesine ulaşan yedi kilometrelik asfalt. İlginç bir Denizaltı Müzesi var. Dalgıçlar için ideal. Yegane eğlence mekanı, Lucia’nın yeri olarak bilinen, hem bar hem restoran hem pizzeria ve hem de akşamları da diskotek olan "Villa La Rosa".
/_np/2853/6542853.jpg
Vulcano: Yedi ada arasında en kalabalık olanı. Yönetmenliğini William Dieterle’nin yaptığı, Anna Magnani’nin başrolde olduğu 1950 yapımı "Vulcano" filmiyle şöhrete kavuştu. Özellikle hafta sonları Messina’dan gelenlerle dolup taşıyor. Çamur banyosu yapmak mümkün. Mutlaka "Capo Grillo"ya gidin. Dört adayı bir arada görebileceğiniz muhteşem manzarayı kaçırmayın. Öğleden sonra bir saatlik bir yürüyüşle yanardağa ulaşın. Karanlık olmadan dönmeye bakın. Akşam yemeği için tavsiyem "Don Piricuddi." Ve "Petruzzello"da nefis bir dondurma.

Lipari: En büyük, en hareketli ada. Gece hayatı renkli, hareketli. Akşam yemeği için tavsiyem "Nenzina". Guy de Maupassant’ın şeytanın içkisi olarak tanımladığı Malvasia delle Lipari tatlı şarabı ise mutlaka denenmeli.

Salina: Massimo Troisi "Il Postino" filmini bu adada çekti. Yedi adalardan en lüksü. İdeal ulaşım aracı, motosiklet. Her tarafını mutlaka turlayın. Sahillerin güzelliği karşısında büyülenip kalacaksınız.

Panarea: Bembeyaz bir ada. Kış nüfusu sadece 200 kişi. Yazın dolup taşıyor. Magazin dünyasının, politikacıların, sosyetenin mekanı oluyor, tabii ki onları görmek isteyen halk da adaya akın ediyor. Cala Junco’ya doğru bir yürüyüşü tavsiye ederim.

Stromboli: En uzak ve en romantik ada. Hálá aktif volkanı ve onunla iç içe bir yaşam hissediliyor. Yalınayak yürüyün ve geceleri de ay ışığına bırakın kendinizi. Roberto Rossellini’nin 1949’da yönettiği ve Ingrid Bergman’ın başrolde olduğu "Stromboli terra di Dio" filmiyle adını duyurdu. Denizden görülen volkanik şölen ise her şeye değer.

yok YorumYorum yaz!Bağlantı

22/1/2009 - Kizkumu marmaris,kizkumu resimleri,kizkumu efsanesi

Eski zamanlarda civarın kralının kızı ile bir balıkçı birbirlerine aşık olmuş. Ancak, kral kızı balıkçıya varamaz... Hal böyle olunca, kız ile delikanlı gizli gizli buluşuyorlar tabii...
Kral baba bunu zaman içerisinde öğreniyor ve bir gece takip ettiriyor kızını... Diyorlar ki; balıkçı denizden geliyor, kız kumsalda onu bekliyor, bulunduğu yeri ışıkla işaret ediyor delikanlıya... Ve kral kızı ile delikanlı, gün ağarana kadar aşk oyunları yapıyorlar birbirlerine... Kral bir gece askerlerine kızını yakalamalarını ve kumsalda ışıkla balıkçıya işaret göndermelerini buyuruyor. Delikanlı ışığı görünce atlıyor kayığına ve kürek çekiyor bir manga askerin üzerine doğru... Kız askerlerin elinden kurtuluyor ve koşmaya başlıyor sevdiğini kurtarabilmek için ama koyun taaa öbür ucuna yetişmesi imkansız... Ama sevda bu; kural falan dinlemez, atıyor kendini sulara... İşte o anda bir mucize gerçekleşiyor! Kızın adım attığı her yer kumsala dönüşürken peşinden koşan askerler bastıkça denize gömülüyor onca ağırlıkla... Kız kayığa kadar koşabiliyor... Ancak bir okçu tam o anda delikanlıyı hedefleyip salıyor okunu... Heyhat! Kız ile delikanlı birbirlerine sarılmışlardır bile ve ok gelip kızla buluşuyor... Derler ki; o kumlar, kızın kanı denize karışınca kırmızıya boyanmış... Delikanlı ise aldığı gibi gidiyor kızı, sonrasını ne gören var ne duyan...



















Buranın adı Kız Kumu....Marmarise 1,5 saat uzaklıkta...O resimdeki iki kişinin yürüdüğü yerde su bileklerinize geliyor..yani ordaki kumun iki kıyısı var..Denizin içinden giden bu yolun uzunluğu 600 metre...küçük çakıl taşlarından oluşuyor.ayrıca yolun sonunda küçük bir kadın heykeli de koymuşlar...bu heykel o kızı temsil ediyormuş....
Derler ki:
Kumun sonuna kadar yürüyen ve orada dilek tutanın dileği gerçekleşirmiş.

 

yok YorumYorum yaz!Bağlantı

22/1/2009 - JAMAICA VILLA RENTAL

JAMAICA VILLA RENTAL

PORT ANTONIO (SAN SAN ESTATE)

The RENOWNED CHATEAU en EXOTICA

CHATEAU en EXOTICA
Sojourn in Paradise

Chateau en Exotica may be seen on a P B S television special Mexico & The Caribbean with Shari Bellefonte.


Quote from Frommer's Jamaica, 3rd Edition

Chateau En Exotica


"If you want the honeymoon retreat of all time, or else want to slip away for an illicit week, consider this oasis near San San Beach and the Blue Lagoon. It is the ultimate fantasy retreat. It's small and exclusive, standing on a 2-hectare (5-acre) private estate. On the Million Dollar Player show, the estate was twice chosen as the grand-prize destination.


 Even Jamaica's usually reserved Daily Gleaner has acclaimed the property as "a dream house, a place of serenity"-and so it is. Many feature films or TV shows have used the setting as a backdrop, including Lifestyles of the Rich and Famous. Its crystal-clear, rainbow-tiled, and fountain-fresh swimming pool is reason enough to check in. In the courtyard is a spa with thermo hydra jets and mini-waterfalls. A second spacious heated spa is set in a secluded garden gazebo hideaway. The living quarters are spacious and beautifully furnished with a certain elegance and much comfort. Breakfast in bed is a daily option. You've also got your own butler and nanny (housekeeper being the more politically correct term)."




"Lavish dinners can be arranged in the tented dining room, with a white-gloved butler in attendance at the candlelit setting. You can also dine alfresco by the pool with lighted Tiki torches. The tropical setting is one of fruit trees and lavish flora, with fountains and fish ponds."


 (see pages 167 & 168 of Frommers 3rd edition,  world famous vacation guide)





PRISTINE SAN SAN PRIVATE BEACH, 2 MINUTES FROM THE CHATEAU





San San Private Beach






Chateau en Exotica pertinent Questions and Answers. Why would A.T. & T. and its affiliates choose a small, exclusive, private 5+ acre Chateau Estate located in a small, noncommercial tropical paradise on a small Caribbean island as their Mega Giant company's "Million Dollar Player" awards grand prize destination? (Twice chosen.) Why would Jamaica's largest newspaper The Daily Gleaner, devote almost a full page special feature on The Chateau calling it, "A dream house, a place of serenity?" (Twice featured) . Why does Fromers guide to Jamaica call your PRIVATE residents beach, San San Bay one of the worlds most beautiful beaches? Why would popular books, newsletters and magazines such as Best Villa Rentals-Caribbean, Focus on the World, The Caribbean, The Visitor, International Travel News and Caribbean Property (front cover) write wonderful, special stories or use the picture post card views? Why does Hollywood film so many movies here, such as Cocktails starring Tom Cruise (movie crew were also Chateau guests), Club Paradise, recent remakes of Treasure Island and Lord Of The Flys, Mighty Quinn, Clara's Heart, In Like Flynn, Treasure Of Jamaica Reef, Girls Of Jamaica, Playmates In Paradise and Eden, Shattered Images and ongoing T.V. Reality Shows that you may be viewing now...










 

Why are most of Life Styles Of The Rich And Famous episodes filmed in Port Antonio? The answer is they have all discovered that this is the most beautiful, peaceful and unspoiled area in all Jamaica, further, those who know have found that the Chateau en Exotica is truly a fabulous dreamy Eden which is a secure gem and totally private paradise bubbling with numerous and delightful amenities in Port Antonio's crown of beauty To mention a few of Chateau's amenities, an always crystal clear rainbow tiled and fountained fresh water swimming pool, two romantic spas, one with thermo hydra jets and mini waterfalls set in a lush central courtyard, a second large heated spa set in a secluded garden gazebo hideaway. Three in-suite air conditioned, flower bedecked bedrooms with splashing FOUNTAINS, & personal mini refrigerators and full baths.




 

Seen a more beautiful beach? here is one of several private San San estate beaches, ALL just MINUTES from the Chateau en Exotica


 

Now ADD YOURSELVES, Paradise IS WITHIN REACH.


 

Champagne wishes & Romantic nights at the Chateau en Exotica


   
 
ROYAL POINCIANA (king size) SUITE




 

"Little Things Mean a Lot"

Hibiscus Suite

 


 


 Gardenia King Size Suite





 

Lanai Dining at the Chateau

All have ceiling fans, and your choice of plush, colorful satin or percale cotton bed linen. All have fabulous views and where breakfast in bed is an everyday option. Chateau's personal staff is fantastic and consists of a super CHIEF, BUTLER & HOUSEKEEPER ( nanny ).You are welcome to dine or play as BAREFOOT CASUAL AS YOU LIKE, as you desire, for only the moon and stars may observe your delectable seclusion WHEN EVER you wish ( Much better than Fantasy Island no Mr. Rourke to lecture you here ).


 

Romantic Candlelit Tented Dining Room, includes wall of accolades and honors.

 

Thai Red Curry Lobster & Thai Coconut Chicken

 

Bountiful Poolside Luncheon at the Chateau en Exotica await all guests

 

Doris & Sylvia with just caught red snapper,
prepared as YOU LIKE

Escovetch fish & bammy, a Jamaican treat


Annual boats from around the world enter the Port Antonio Fishing tournament,  viewed here from Chateau en Exotica


JUNGLE MEDIA GREAT ROOM

Jungle Great Room


Your unique & romantic TENTED dining room awaits with lush flower bedecked settings including sparkling mini WATERFALL FOUNTAINS, tuxedo butler & white gloved, candlelit settings of imported crystal and gold service while your chief's offerings are truly mouth watering ( most of our guests never want to dine out) or dine Alfresco by pool side with numerous lighted Tiki torches or by the garden's waterfalls is blissful tranquility. Your JUNGLE GREAT ROOM is excitingly alive with plush furnishings, visions of tropical forests, rivers & waterfalls, hand carved multi animal sculptures & beautiful local artwork thru-out Chateau, large screen TV with extensive video and book library, CD cassette stereo and KARAOKE recorder/player.

Enjoy Cinema en Exotica, Chateau's new D V D theater also includes extensive photo gallery of famous celebrates (even some who were Chateau guests).

Acres of delicious fruits and beautiful flora surround you while sparkling waterfalls, fountains and fish ponds compete with the songs of birds. Submerse yourself by total relaxation in Chateau's refreshing fountained pool or warm waterfall spa while listening to your selection of beautiful music from either CD stereo, FM cassette outdoor garden speakers. Walk or ride to the multi hued crystal clear and calm white sands of the San San private beach (great snorkeling), or world famous Frenchman's Cove river and beach is just minutes away. There are more beauty spots to tour in this area than anywhere else in Jamaica. Lively and abundant nightlife, great restaurants, beach parties, clubs, discos and shopping are available within seven miles or less. Tennis, golf, Blue Lagoon within walking distance. Trident Castle (A REAL CASTLE) the new & lovely German gallery shopping village MALL and the Jamaica PALACE are all nearby .




 

Moon Light  & Tiki Torches Light the Night

Garden Gazebo & Spa

Chateau Photo Gallery

Romantic River Rafting, a FUNTASTIC experience!


Whether a wedding, honeymoon, anniversary or a special vacation choice, we believe that this special time should be spent at a location which offers you most, if not all, of the special things you enjoy seeing and doing. We offer this to every guest at all times. You have many vacation choices, select care fully It is said, 'The proof is in the pudding." So, for the vacation of your lifetime choose Chateau en Exotica, you will be glad you did. Our pleasure to offer copies of above articles upon request. Call us today, you won't regret it! Wishing you GOD'S bountiful blessings,


 

SWIM OR BOAT TO LUSH PRINCESS ISLE, (OPP. SAN SAN BEACH)

 
COOL RIVER SWIMMING, IN GIN CLEAR WATERS DIRECTLY INTO THE MULTICOLORED CARIBBEAN SEA (3 MINUTES FROM CHATEAU).

Reach Falls

Overlooking Port Antonio

Masseuse Massage, in new Fountained Private Garden Terrace

BOSTON BEACH (Just one of many white sandy delights) 

away. One of many scenic delights.

 

 


UPGRADES AS OF 2004

NEW ART WORKS.

CHATEAU EN EXOTICA :  NEW ROMAN STYLE PRIVATE GARDEN PATIO WITH

FOUNTAINS, FOR PRIVATE MASSEUSE MASSAGES AND RELAXATION.

NEW AIR CONDITIONER.

WONDERFUL NEW LOCAL ART WORK THRU-OUT.  MUCH MORE.


HUGE AIR FARE DISCOUNTS THRU OUR TRAVEL AFFILIATE  WHOLESALER, OFTEN SAVING 45% OR MORE from lowest available rates.

Rates & Reservations

Chateau new rates will be in effect for all bookings made after November 1st 2007.

APRIL 15th thru DECEMBER 14th 2008

All rates are per night, and in TOTAL, no additional taxes added, U.S. currency only
1 to 2 guests $495.00
3 to 6 guests $645.00  When more than 6 guests, each additional guests $45.00 year round. 

Ten guests maximum at the Chateau en Exotica.

JANUARY 3rd thru APRIL 14th 2008
1 to 2 guests $595.00
3 to 6 guests $845.00

CHRISTmas & New Years per weekly rates are:
$7,500 up to 6 guests.
Additional guests (more than 6), $45.00 per day extra, maximum 10 guests.


Discounts for bookings of two weeks or more, All RETURNING GUESTS, to either the Chateau en Exotica or Castles on the Sea are offered an additional 15% DISCOUNT, ONLY WHEN BOOKINGS ARE MADE THRU US.

  
  Rates are subject to change without notice.

Staff gratuities upon departure suggested.

MINIMUM WINTER SEASON BOOKING PERIOD IS 5 NIGHTS  
SUMMER SEASON IS A 3 NIGHT MINIMUM 4/15 THRU 12/14
 

 

Chateau Exclusives - 15% DISCOUNT to all returning guests at Either Chateau En Exotica Jamaica and Villa Castles by the Sea

- Complementary - Complementary Arrival Cocktails - Table Tennis, Volleyball, Basket Ball, Lawn Crocket, Horseshoes - MUCH MORE


*** CLICK HERE TO GO TO PHOTO PAGE TWO ***

Click Here to read what our guests say

"SEEING IS BELIEVING or BLOWING OUR OWN HORN"

CLICK HERE FOR Castles by the Sea

CLICK HERE FOR A TASTE OF PARADISE 

CLICK HERE FOR OUR MOST FREQUENTLY ASKED QUESTIONS

 

 

marmara adaları

16/1/2009 · Kategori: türkiye adaları

 

ADALAR

İstanbul çevresindeki Marmara adalarına eskiden Prens Adaları denirdi. İmparator 2. Justinianus Kuropalatis MS. 569’da adada bir saray ve manastır yaptırdığı için bu adla anılmış. Daha sonra prenslerin sürgün yeri olmuş. Adaların bir diğer adı da Papadonissia, yani Papaz Adaları idi. Manastırların çokluğu ve keşişlerin inzivaya çekilmek üzere adalara gitmelerinden geliyor bu ad da.
Günümüze daha yakın zamanlarda ise adalar azınlıkların yerleştiği yerler oldu. En yakın zamanlarda da Güneydoğu’dan gelen Süryaniler buralara yerleştiler.

Kartal ile Maltepe karşılarında sıralanan ve İstanbul’a uzaklıkları 2.3 km (Büyükada) ile 15.5 km (Yassıada) arasında değişen adaların tarih boyunca değişik biçimlerde de olsa hep bir sürgün yeri olması garip gelebilir insana. Ama dönemin ulaşım koşulları düşünüldüğünde bu anlaşılır bir şey olmalı. Buharlı vapurlar icadolup da 1846’da Adalara çalışmaya başlayıncaya kadar Adalar "denizaşırı" idi.

Anadolu’ya paralel sıralanan Kınalı, Burgaz, Kaşıkadası, Heybeli, Büyükada ve Sedefadası’ndan başka arka tarafta Tavşanadası, Yassıada ile Sivriada olmak üzere dokuz ada vardır.
Bu güzel adaların prenslerin, tahttan indirilen imparatorların sürgün ve bazen de ölüm yeri olması talihsizliği Türklerin İstanbul’u almasıyla son bulmuştur.
İdare-i Mahsusa vapurlarının Kadıköy-Adalar seferleri başladıktan sonra Adalar kalabalıklaşmaya, İstanbul’un sayfiyelerinden biri olmaya başladılar.
Gene de günümüze kadar gelen bir özelliği var Adaların. Kınalı’yı Ermeniler, Burgaz’ı Rumlar, Büyükada’yı Yahudiler seçtiler daha çok. Heybeli’de ise Türkler çoğunluktaydılar. Çoğunluk meselesi bugün için biraz bulanıklaşsa da bu özellik esas olarak devam ediyor.

Büyükada adalardan oluşan ilçenin merkezidir. Kaymakamlık, belediye, ilçenin devlet daireleri ilçe merkezi olan Büyükada’dadır. Diğer adalar ise muhtarlıktır.

BÜYÜKADA
Büyükada
köşkleri, kulüpleri ve oturanları ile diğer adalardan biraz farklıdır. Deyim yerindeyse Adalar'ın metropolüdür.
Burgaz ile Kınalı ise daha "mütevazi" adalardır.
Büyükada’nın dört tepesinden en yüksek olanı adını Aya Yorgi Kilisesi’nden alıyor. Günümüzde Yüce Tepe denir oldu. Diğer tepe de adını üzerindeki Khristos Manastırı’ndan alıyor. Aya Yorgi 23 Nisan ve 24 Eylül günleri çok kalabalık olur. Her dinden insan toplanır ve dua edip dilekte bulunurlar. Yan taraftaki kafeteryada da Aya Yorgi’nin özel şarabı içilir.

Birlik Meydanı’nın biraz aşağısında 14. yy’da yapılan 1868’de yenilenen Aya Nikola Büyükada’nın bir diğer kilisesidir. Cami olarak mimari değeri olan Hamidiye camisi anılabilir.

Diğer adalarda olduğu gibi burada da motorlu taşıt yoktur. Sadece ambülans, arazöz gibi resmi taşıtlar bulunur. (Resmi taşıtların sayısı giderek artıyor ve bu işin tadı kaçmaya başlıyor ya neyse.)
Ulaşım 230 faytonla sağlanır. Bir de bisikletler kullanılır. Yük de insanla çekilen elarabaları veya atlı araba ile taşınıyor. Adalarda toplam yüzbin bisiklet olduğu hesaplanıyor. Bisikletlerin plakalı olduğu tek yer de Adalar.

Gezi amacıyla faytonlar küçük ve büyük ada turları yaparlar.
Küçük tur 5 kilometre, Çankaya caddesi-Nizam yolundan Dil Burnu, Yörükali, Birlik Meydanı(Lunapark), Hagios Nikolaos Kilisesi ve Maden tarafına gidiyor. Lunapark’taki gazinoda mola veriliyor, birşeyler içmek için.
Büyük tur ise 12 kilometre sürüyor. Büyük tur yolu üzerinde bulunan faytoncu barakaları geniş bir alanda hiç te iç açıcı bir görüntü yaratıyorlar. Yıllardır süren ve bir türlü de çözümlenmeyen sorun olarak duruyor, bu çevre kirliliği ve sağlıksız koşullarda yaşayan faytoncu ailelerinin çilesi.

Adanın en ünlü plajı Yörük Ali’dir. Deniz son yıllarda kirlendi ama hala İstanbul’da Karadeniz kıyıları ve Boğaz’ın kimi yerleri dışında denize girilebilen tek yer Adalar. Hele bir de tekneyle dolaşıp kuytu bir koy bulursanız.

Büyükadada faytonla büyük ve küçük tura katılmak adada ikamet edenlerin değil de adaya günübirlik gelenlerin tercihidir. Büyükadayı yaz veya yaz- kış mesken tutanların en büyük tutkusu ise yürümektir. Özellikle sabah saatlerinde çam ve iyot kokusunun sindiği o ferahlatıcı atmosferde yürümenin keyfine doyulmaz. Çankaya Caddesi boyunca sıralanan bakımlı bahçeli evler ve tarihi konakları seyirle başlayan, tepelere çıktıkça güzelleşen, Heybeli ve İstanbul’u içine alan nefis bir panoramayı ayaklar altına seren, Aşıklar Yolu’na girip çam ormanı içindeki toprak yürüyüş yolunda devam eden, Lunapark ya da Rum Yetimhanesi çevresinde soluklanıp Aya Yorgi’ye yönelen bir yürüyüş güzergahı her şeye, ama her şeye değer.

Büyükada’da dokuz Rum Ortodoks, bir Ermeni, bir Latin kilisesi ile bir Musevi Sinagogu vardır. Adanın en yüksek tepesi olan Aya Yorgi Tepesi’ndeki Aya Yorgi manastırı ve Kilisesi, ikinci yüksek tepe üzerindeki Hristos Kİlisesi ve manastırı, küçük tur yolu üzerinde ve Maden semtinde Aya Nİkola Kilisesi, KUmsal semtinde Aya Dimitri Kİlisesi, iskeleye yakın San Pasifiko Latin Katolik Kilisesi, Anadolu Kulüp’ün biraz üstündeki Ermeni Katolik Kilisesi başlıcalarıdır. Aya Yorgi Kilisesi bugünkü haliyle 1905 yılında yapılmış. Ancak çan kulesi 1870’lere tarihleniyor. Ancak bazı kaynaklarda, buradaki ilk kilise ve manastırın yapımının Bizans dönemine, 6. yüzyıla kadar gittiği yazılıyor.

Aya Yorgi yolu Luna Park’tan sonra dik ve parke taşlı. Yürüyerek ya da Luna Park meydanından kiralanabilen eşeklerle çıkılabiliyor. 23 Nisan günü Aya Yorgi’ye çıkanların yolboyu makiliklere ve ağaçlara bağladıkları çaputlar ilginç bir görüntü oluşturuyor.

Aşıklar Yolu üzerinde olan, Luna Park’a bir asfalt yolla bağlanan ve adanın iskele meydanı dışında hemen her tarafından görülebilen Rum Yetimhanesi, Avrupa’nın monoblok en büyük ahşap yapısı sayılıyor. 1898-1899 yıllarında Fransızlar tarafından otel yapılmak üzere inşa edilen ancak yönetimden izin alınamadığı için işletilemeyen 235 odalı bina, Eleni Zafiri adlı bir Rum kadın tarafından satın alınır ve o tarihe kadar Yedikule balıklı Rum Hasatanesi’nde bulunan yetimhane buraya taşınır. Yetimhane 1960’dan bu yana boş duruyor. Geçen yıllarda otel olarak kullanılmak üzere restorasyon projesi hazırlandı ama bu proje çeşitli güçlüklerle karşılaşıp rafa kaldırıldı.

Son yıllarda yaşanan yoğun yapılaşmaya, kalabalıklaşmaya rağmen, Büyükada’nın tarihi dokusu ve doğası büyük ölçüde korunmuştur. Bir yandan zengin azınlığın, öte yandan Cumhuriyet dönemi aydınlarının, yazarlarının, üst düzey yönetici ve siyaset adamlarının ilgi gösterdiği Büyükada, 19. yüzyıl sonlarından bugüne son derece canlı ve renkli bir sosyal yaşama sahne olmuştur. Ahşap binalar korumaya alınmış, ada tümüyle SİT alanı ilan edilmiştir.

Splendid Palas Oteli, Anadolu Klübü, belediyenin bulunduğu konak, kaymakamlığın bulunduğu Hacapoulos Köşkü, uzunca bir süre ilkokul olarak kullanılan İskenderiye Patriği Sofranios’un köşkü, İzzet Paşa köşkü İskeleden çıkınca hemen karşınızdaki yeni restore edilen Saydam Planet oteli adanın gözalıcı yüzlerce yapısından yalnızca birkaçıdır.

Sovyet Devrimi’nin liderlerinden Troçki sürgün yaşamının ilk dört yılını adanın Heybeli’ye bakan bölümündeki bir yalıda geçirmişti. Halikarnas Balıkçısı Cevat Şakir de Şakir Paşa köşkünde doğup büyüdü.Reşat Nuri Güntekin eserlerini, Maden semtindeki konutunda kaleme aldı.

Büyükada’ya Sirkeci, Kadıköy ve Kartal’dan vapur, Kabataş ve Bostancı’dan hem vapur, hem de deniz otobüsü ile gidebilirsiniz. Yazın haftasonları büyük motorlar da Kartal ve Bostancı’dan dolmuş yaparlar.

HEYBELİADA
Heybeliada ikinci büyük adadır.
Heybeli’ye 1776’da Rum Ortodoks Patriği Karacas’ın yerleşmesi ile adanın kaderi değişti. Karacas Patrikhaneye küsüp bugünkü Deniz Lisesi’nin yerine bir köşk yaptırmıştı. Köşk metruk halde ve askeri bölgede kaldığı için ancak özel izinle gezilebiliyor. İzin de pek kolay verilmiyor.
Sonraları, 1845 yılında Aya Triada Manastırı’nda Ruhban Okulu açılınca ada hızlı bir gelişme gösterdi.
Günümüzde Deniz Lisesi ile biraz "askeri" havası vardır. Bir de sanatoryumu ile bilinir.
İkinci büyük ada olan Heybeli’nin en yükseği 136 metre olan Değirmen Tepesi’nden başka üç büyük tepesi daha vardır. Ümit Tepesi’nde Hagia Triada Manastırı’nın yerine sonradan yapılan Ruhban Okulu bulunur. Okulun kütüphanesi çok zengindir. Domuz Tepesi denilen diğerleri ise adada bir süre yaşayan Makarios’un adıyla anılırdı.
Yamaçta da İsa Manastırı bulunuyor. Hagios Spiridonos manastırı, Aya Yorgi kilisesi ve Hagia Ephemia ayazması diğer dini yapılar.
İsmet İnönü’nün müze haline getirilen evi de Heybeli’dedir. Hüseyin Rahmi Gürpınar’ın evi de restore ediliyor.
Heybeli’nin çevresini faytonla veya yayan olarak dolaşabilirsiniz. İskeleye arakanızı dönüp sola doğru yürürseniz ileride yanyana müslüman ve ortodoks mezarlıkları var. İki mezarlık bitişik. Yol ikiye ayrılınca sola aşağıya devam ederseniz sanatoryum yanından geçip yeniden sahile inersiniz. Burada plaj var(Çam Limanı). Koyu geçip yokuşu tırmanmaya devam ederseniz. ileride çok büyük kemikler göreceksiniz. Dinazorlor devrinden değil burada fayton çeken atların ölenlerinden kalma. Buradan yürürseniz biraz kokuya da dayanacaksınız.

Denizin pek temiz olmadığı Heybeli’de plajlara gitmezseniz Halki Palas Hotel’in havuzundan başka seçenek yok. Deniz Kulübü tesislerinden ( olimpik yüzme havuzu, tenis kortu, lokanta gibi ) ancak üye olanlar yararlanabiliyor.

Yemek yiyebileceğiniz ve içki içebileceğiniz lokantalar iskelenin hemen karşısında sıralanıyor. Bazılarında hafta sonları taverna havasında canlı müzik oluyor.

BURGAZADASI
Burgazadası, adaların en küçüğü ve en şirinidir. Eni boyu 2 km’dir.

Burgazadası, eskiden tümüyle bir Rum köyüydü. Türklerin yerleşmeye başlaması 18. yüzyılın ikinci yarısından itibaren başladı.

Adanın 170 metre yüksekliğinde tek bir tepesi vardır. Eski adıyla Hristos, yeni adıyla Bayrak Tepesi’ne çıkıp çevrenin doyulmaz manzarası izlenir. Tepede Hristos Manastırı’nın kalıntıları vardır. Manastır ilk kez 865’te yapılmış, IV. Murat zamanında yıkılmış, 1868’te yeniden inşa edilmiştir.

İskelenin solunda görülen burun, Moloz Burnu’dur ve üzerine Adanın Su Sporları Kulübü yapılmıştır. Burası adanın eski plajıdır aynı zamanda. Şimdi sadece üyeler girebiliyor.

Adanın arka tarafındaki Kalpazankaya’nın adı Osmanlı döneminde burada kalpazanların sahte para pasmasından geliyor. Bir başka ünü de 1 Mayıs’ın yasak olduğu 40’lı yıllarda bayram kutlamak isteyenlerin gözlerden ırak burayı seçmelerinden geliyor. Şimdi adanın plajı olarak tanınıyor.

İskeleden sağa doğru Cennet Yolu’ndan yüründüğünde Aya Yorgi Manastırı’nın yanındaki Cennet Gazinosu’na varılır. Sonra da Turgut Reis mevkii izlenerek Kalpazankaya’ya gelinir.

İskele civarındaki lokantalar, çay bahçeleri ve gazinolar sevimli ve temizdir. Az sayıda ama iyi balık lokantaları vardır.

Burgaz Sait Faik’le de anılıyor. İskele’de Sait Faik’in bir heykeli vardır. Hikayecinin yaşadığı ev müze olarak düzenlenmiştir. Müze ev, adaya yanaşırken görülebilen ve adanın en büyük tarihi yapısı olan Aya Yani Kilisesi’nin hemen arkasındadır.

Aya Yani ilk kez 842’de inşa edilmiş, birkaç kez yıkılıp yapıldıktan sonra en son biçimini 1896’da almıştır. Bugünkü kilisenin 9. yüzyılda adaya sürülen büyük din adamı Metodios’un kapatıldığı zindanın üzerine yapıldığı bilinmektedir. Bugün Aziz Metodios’un zindanı denilen hücreye 11 basamakla inilmektetir ve burası 3.5x1.75 boyutlarında ve 2 metre yüksekliğinde taştan yapılmış bir odadır. Kİlisenin avlusunda ayrıca 7 taş basamakla inilen ayazma bulunuyor.
Adanın tek camiisi 1953 de yapılmıştır.

KINALIADA
Kınalı’ya ise ilk yerleşenler Ermeniler’di. Daha sonra Rumlar, ondan sonra da Türkler yerleştiler.
Mütareke yıllarında Mustafa Kemal de İngilizler tarafından izlendiği için adadaki Ermeni Onnik Taşçıyan’ın evindeki bir süre gizlenmişti. Ne yazık ki bu tarihi yalı 1991’de yıkıldı. 1885’de yapılan ve hem kendi tarihi, hem de siyasi tarihimiz açısından bunca önemli olan yalı gözlerimizin önünde yıkıldı ve sahip çıkamadık.
Adanın dini yapıları Kirkor Lusaroviç Ermeni Kilisesi, Panagia ve Khristos Manastırları ile sanırım Türkiye’de bir başka benzeri bulunmayan ultra modern bir camidir.

SEDEF ADASI
Sedef Adası tarihte sürgün yerlerinin başında geliyordu. Artık insanların keyif sürdüğü en güzel yerlerden biri.

Kaşıkadası’na ve Yassıada’ya gidilemiyor.
Yassıada, 27 Mayıs askeri darbesinde DP ileri gelenlerinin hapsedilip yargılandığı ada olarak ünlüdür.
Kaşıkadası kıyılarından iyi midye çıkıyor.


ULAŞIM
Sirkeci, Kabataş, Kadıköy, Bostancı ve Kartal iskelelerinden Adalar'a vapur var.
Kabataş’tan, Sirkeci ve Eminönü’nden yaz aylarında bütün adalara deniz otobüsü var. Kabataş kadar sık olmasa da Bostancı’dan da Büyükada’ya deniz otobüsleri çalışıyor.

Vapur ve deniz otobüsü tarifesi yaz ve kış olarak değişiyor.
Deniz Otobüsü Tel: (212) 516 12 12
Şehir Hatları Danışma: (212) 249 18 96 - 244 02 07

Yaz mevsiminde Sirkeci-Eminönü, Karaköy, Bostancı ve Kartal’dan özel motorlar da Adalara dolmuş yapmaktadır.

ADALARA GİDERKEN
İstanbul’un denize girilebilen ender yerleri arasında Adalar plajları başta gelir.
Özel yatıyla gitmeyip de vapuru seçenler yaz mevsiminde hafta sonunda biraz zahmet çekeceklerdir.
Ada vapurları Sezen Aksu’nun ünlü şarkısındaki gibi "Ada vapuru yandan çarklı/Bayrakları donanmış cafcaflı" keyfinde değildir, balık istifidir.
Fal bakan Çingene kadınlardan darbuka çalıp oynayanlardan, gençlerin omuzlarındaki kocaman bataryalı radyo-teyplerden ortalığa yayılan her türden gürültülü müzikten ve tabii mahşeri kalabalıktan haberdar olun.
İndiğiniz iskelede bu gürültü-terminatörlerinin gittiği yöne gitmemeye de dikkat edin, Yoksa vapurdaki işkence deniz kıyısında da devam eder.
İmkanı olanlara hafta içini ve hatta yaz sezonu dışında bir günü tavsiye ederiz.

NE ZAMAN GİDİLİR
Adaların en güzel zamanı İlkbahar ve sonbahardır. Bu iki mevsim, özellikle de sonbahar çok güzeldir.
Yaz ayları çok kalabalık olur. Özellikle vapurla ulaşımda kalabalıktan kaynaklanan sıkıntı yaşanabilir. Ama son yıllarda bol ve büyük özel motorların devreye girmesiyle bu sıkıntı da büyük ölçüde aşıldı.

Adaların her yerinden artık rahatlıkla denize girilebiliyor. Her yer piknik yeri.

Hava Sıcaklıkları:
Ocak 3/9
Şubat 2/9
Mart 3/11
Nisan 7/16
Mayıs 12/21
Haziran 16/26
Temmuz 18/29
Ağustos 20/29
Eylül 16/25
Ekim 12/21
Kasım 8/15
Aralık 5/11

Ortalama deniz suyu sıcaklıkları:
Haziran 28
Temmuz 23
Ağustos 29
Eylül 21

İstanbul Boğazı, Marmara ve Karadeniz kıyılarında deniz suyu sıcaklıkları değişkendir. Yukarıdaki dereceler Marmara Denizi içindir.

yok YorumYorum yaz!Bağlantı

18/1/2009 - Bir esi olmali insanin............




İnsanın Bir Eşi Olmalı [Bu yazıyı izle]

İnsanın eşi olmalı, bakarken yüreğinin kabardığı, gözlerinden gözlerine yüreğinin aktığı...aşık olduğu bir eşi olmalı!

Sabah gözlerini açtığında, yanında olduğunu görüp, şükürler etmeli Yaradana. Koklamalı saçlarını. Uyuyan eşine şefkatle bakıp, usulca dokunmalı yüzüne, varlığını hissedebilmek için. Parmakları titremeli, incitirim korkusuyla. Sürekli çağlayan bir pınar olmalı gönlü...kramplar girmeli midesine, onsuzluk aklına geldikçe!

Rüzgar onun kokusunu getirmeli, yağmur onun sesini. Elleri yanmalı ellerini tutabilmek için. Akşam onu görecek diye, pırpır etmeli yüreği. Kelebekler gibi olmalı insanın kalbi. Ayakları birbirine dolaşmalı heyecandan, eve dönerken eşi. Beklemek asırlar gibi uzun gelmeli. Gelişi ile sonsuz bir nur dolmalı içine.

Yüzüne baktığında, konuşmadan anlamalı derdini, tasasını, öfkesini, sevincini, coşkusunu...vs. Güven duymalı, herşeyiyle. Başını göğsüne koyup, huzurla uyuyabilmeli, tüm düşüncelerinden arınmış olarak. Babası, abisi, arkadaşı, dostu, sırdaşı, anası, çocuğu olmalı...Şımarabilmeli yanında. Kıskanılmalı zaman zaman da...

Bir eşi olmalı insanın!!!

Sabah yolcularken işine, içi acımalı, daha yollarken özlemeye başlamalı. Seni şimdiden özledim!!!

Akşam dönüşünü beklemeli sabırsızlıkla. Gözleri yollarda kalmalı ve kapıyı çalmadan açmalı...aşkla karşılamalı, hasretle sarılmalı boynuna, özlemle koklayıp, öpmeli, yıllarca uzak kalmışcasına! Her günü bir başka güzel olmalı yaşamın, bir başka özel, bir başka soluklanmalı her anında. Verdiği hiç bir şeyin yeterli olmadığını düşünüp, kahrolmalı, daha fazla ne yapabilirim diye düşünmeli. Mutluluk saçmalı etrafına.

Bir eşi olmalı insanın, cennetten köşe almışcasına sevdiği, sakındığı, bakmaya kıyamadığı...Her bir hücresinden aşkın fışkırdığı, çölde okyanusu yaşadığı bir eşi olmalı!!!
yok YorumYorum yaz!Bağlantı

14/1/2009 - Maldivler

Maldivler

14/12/2008 · Kategori: Maldivler

Maldivler

Hint Okyanusu'nda 1800 kadar mercan adası ve kumladan oluşan Maldiv adaları, okyanus üzerinde muhteşem bir gerdanlık gibi duruyor. Su sporlarına, su altı dünyasına ilgi duyuyorsanız aradığınız yer burası. Başkent Male, oldukça küçük ama temizliği, camileri, renkli pazarları ve labirenti andıran sokakları ile çok özel. Male yakınlarında muhteşem sörf alanları var. Her türlü su sporu yapılabiliyor.Dalgaların yumuşak ritmi, palmiyelerin altında yüzmek, deniz meltemi,  Manzaranın ve boğazın tadını işiteceksiniz Maldiv'de...

(En iyi zaman: Ocak-Temmuz, Eylül-Ekim)

 

Başkent: Male
İklim: Maldivler'in iklimi sıcak ve nemli. Günlük ortalama sıcaklık; 27 derece. Binlerce Maldivli hergün balık avına çıkıyor. Adada yetişen yiyecekler arasında ise ananas, hindistancevizi ve nar başta geliyor.  Para Birimi: Rufiyaa (Rf)

Vize alma zorunluluğu yok
 

Suyun Üstünde Uyumak: Bu adalar topluluğunun bir diğer özelliği de, her adanın doğal bir lagün tarafından çevrelenmiş olması.... Bu lagünler, adaları şiddetli rüzgardan ve dalgadan koruduğu gibi aynı zamanda da turkuaz sularıyla bir cennet görüntüsü sağlıyor. (2005 yılında meydana gelen deprem, 10 metre büyüklüğünde dev dalgaların oluşmasına yol açtı. Maldivler adaları da dev dalgalardan etkilenmişti…)

Eğer denizle aranız iyiyse, Maldivler’de "deniz veya plaj villalarında (Water & Beach Bungalow) kalabilirsiniz. 

Damak Zevki & Din: Nüfusun tamamının Müslüman olduğu Maldivler'de mutfak deniz mahsülleri üzerine kuruludur.

Gündüz Aktiviteleri
Diving & Snorkelling
:
Dalmayı sevenler için lagunları çevreleyen mercanların okyanus derinliklerine girdiğiniz zaman belki de yer yüzünde başka hiçbir yerde daha bir arada bulamayacağınız kadar çok canlı türünü ve renk armonisini bir arada görebilirsiniz.
Cocoa Adası: Robinson Crusoe'nun yazarı Robert Louis Stevenson onu "Hint okyanusundaki en ilahi ada" olarak tanımlıyor. Deniz öyle berrak ve kumsal öyle ipeksi ki, kum nerede bitiyor deniz nerede başlıyor, kestirmek zor. Kumsalda beyaz mercan ve ahşaptan yapılan bungalow'larda her tür lüks ve konfor var.

 

AKŞAM AKTİVİTELERİ: Adalar tamamen sakin yaşam tarzı üzerine kurulu olduğundan sınırlı bir gece aktivitesi vardır. Gece aktiviteleri tesislerdeki münferit organizasyonlar ve barlarındaki müzik ile sınırlıdır.

Püf Noktaları:

w Halkı Müslüman ve sempatiktir;  içki kullanımı yalnız turistlere aittir.

w Girişte havaalanında ciddi bir alkol kontrolu yapılmakta ve dışardan getirdiğiniz içkilere dönüşünüzde geri verilmek üzere el konulmaktadır!

w Seçeceğiniz otelin kuzey atolünde olması şiddetle tavsiye olunur.

w Kuzey Male Atol' ündeki en iyi ada " Paradise Island" dır.. Paradise Island' ın haritada bulabileceğiniz adı ise:" Lankanfinolhu" dur. Eğer burada yer bulamaz iseniz " Kurumba Village " ikinci tercihiniz olabilir.

w Su, adalarda altın değerinde...

w Yüzmek isteyenler için ise bir kabus: çünkü mercanlar deniz yüzeyine 20 cm kalana kadar yayılmıştır. 

 

yok YorumYorum yaz!Bağlantı

<- Sonraki Sayfa ->

Hakkımda

ask,is.yemek,tatil,yasam

Bağlantılarım

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv

Kategoriler

Arkadaşlarım